Hıdırellez sözü, insanlara iyilik
yapmakla görevli, kutsal varlıklar olduğuna inanılan, Hızır ve İlyas adlarında
iki arkadaşla ilgilidir.
Hızır-İlyas söylemi, halk arasında uzun yıllardır süren kullanımın sonucu
yıpranmış ve “Hıdırellez” şeklini
almıştır.
Yöresel söylentiye göre: Hızır da İlyas da insanları ve doğayı çok seven,
iyilik yapmaktan paylaşmaktan ve paylaştırmaktan hoşlanan, yardımsever iki
arkadaştır.
İlyas'ın herşeyi merak edip sormak gibi bir alışkanlığı vardır. Hızır ne zaman birşey
yapsa İlyas hemen: “Neden yaptın, niye yaptın?” türünden sorularla bunaltırmış
onu. Hızır önceleri umursamamak istemişse de sonraları dayanamaz olmuş İlyas'ın
bu meraklı ve sürekli sorularına.
Bir gün “Bu böyle olmayacak,ya sen bana sorular sormaktan vazgeçeceksin ya da
ayrı ayrı çalışacağız” demiş Hızır. Aralarında böyle bir sorunun çıkmasına
üzülen İlyas, bir daha sorularıyla onu rahatsız etmeyeceğini söyleyip özür
dilemiş. Ancak, huy bu ya, bir süre sonra sözünü unutup sormuş yine” Bunu neden
böyle yaptın?” diye. Hızır'ın tepkisi üzerine de yine söz vermek zorunda
kalmış. Kalmış kalmasına ama birkaç gün ancak dayanabilmiş ve yine unutup
sorular sormaya başlayınca ayrılmaya, yalnızca yılda bir gün, buluşmaya karar
vermişler. Bu birbirini çok seven iki arkadaş.
İşte “Hıdırellez” adı altında, her
yıl Mayıs ayının altısında, yurdumuzun hemen her yöresinde, türlü etkinliklerle
kutlanan günün söylentili öyküsü.
* * *
Merzifon ve yöresinde Hıdırellez ile ilgili geleneksel kutlamalar sırasında
şunlar yapılır:
-Hıdırellez'in her yıl 5 Mayıs günü ikindiden sonra başladığına inanılır.
-5 Mayıs günü ikindiden sonra, genellikle kadınlar, Kümbet Hatun Türbesi'ni
ziyarete giderler. Türlü dileklerde bulunup,mumlar yakıp,dua
ederler.Dileklerini,türbe çevresindeki küçük taşlarla ya da önceden
hazırladıkları modelize şekilleri herhangi bir yere bırakarak yaparlar.
-5 Mayıs günü akşamı, gül dallarına paralar asılır.(Eskiden kese içine para
dikilip gül dibine gömülürmüş.) ya da açık cüzdan bırakılır. Böylelikle bolluk
ve berekete ulaşmak,varlıklı kişiler olmak düşlenir. Asılan paralar ya da
cüzdanlar 6 Mayıs sabah erkenden geri toplanır.
-Evdeki her kişi için yedi fasulye ya da yedi nohut ekilir, gelebilecek kötülüklerin
bunlara gelmesi dilenir.
-5 Mayıs akşamı evlenme çağına gelmiş kızlara bulaşık yıkattırılmaz.
-5 Mayıs günü (Nişanlılar arsında) oğlan evi, kız evine Hıdırellez Kurbanı,
olarak süslenmiş bir koç gönderir.Bu kurban ertesi gün kesilerek birlikte
yenir.Yemeğe çağırılanlar,çarşaf,havlu yemeni ve gönüllerinden kopan armağanlar
getirirler.Getirilen armağanlar ipler üzerinde sergilenir.
-Hıdırellez günü,erkenden kalkılıp kapılar açılır.Genç kızlar için hazırlanan
sandıklar açılır. Açılır ki eve bereket dolsun, genç kızımız da iyi bir evlilik
yapsın.
-Hıdırellez günü,bazıları sabah gün doğarken kırlara,bağlara,bahçelere çıkıp
buralarda Hızır'ın ayak izlerine basarak bolluğa ulaşmayı düşler.
-Hıdırellez günü,doğa ve insan sevgisi çok önemlidir;çünkü Hızır ve
İlyas,insanları,doğayı, iyiliği ve cömertliği seven, bereketin simgesi olan,
kutsallıklarına inanılan dinsel varlıklardır.
-Hıdırellez günü, hiçbir yeşil dalından koparılmaz.
-Hamur işleri,dolmalar,türlü yiyecekler hazırlanarak “NAZIR” adı verilen yerde,
Merzifon-Samsun karayolunun yol kenarında, yiyip-içip eğlenilir. (Önceleri
Hıdırellez kutlamaları, evlerde, herkesin kendi bağ ya da bahçesinde, daha
kalabalık gruplar olarak da Karamustafapaşa Köy'ü yakınlarındaki “Pehlivan” denilen
yerde yapılırdı.)
-Merzifon'da sobalar, Hıdırellez'le birlikte kaldırılır.
-6 Mayıs günü ikindi zamanı Hıdırellezin bittiğine inanılır.Ancak eğlenceler hava
kararıncaya değin sürer.
-“Hızır uğrasın” dileği bolluk gelmesi
anlamında kullanılır.
* * *
BÜYÜK LAROUSSE GÖRE
HIDIRELLEZ
HIDIRRELLEZ-a-(Hızır
ve İlyas'ın adlarından) Folk. Hızır ve İlyas Peygamberlerin her yıl
buluştuklarına,doğanın yeniden canlandığına inanılan ve halk takviminde yazın
başlangıcı sayılan gün (6 Mayıs) Bu günde yapılan şenlik ve törenler.
ANSIKL. Söylentiye göre, Hızır ve ilyas Peygamberler, ölümsüzlük suyundan (Ab-ı
Hayat) içmiş iki kardeş ya da dosttur. Her yılın 5 Mayıs'ın? 6 Mayıs'a bağlayan
gecesi buluşup doğaya can vermek üzere sözleşmişlerdir. Hızır ak sakallı
kırmızı papuçludur. Üzerinde çiçeklerden yapılmış bir cüpbesi vardır.Baharın
müjdecisi sayılan Hızır,bitkilere can verir,darda kalanların yardımına
koşar.Ayaklarının bastığı yere baharın bereketi yerleşir.
İlyas ise uzun boylu ve nur yüzlüdür.Elinde uzun bir değnek taşır,keçi
derisinden yapılmış uzun bir gömlek giyer.O da suların,bir başka inanışa göre
de hayvanların koruyucusudur.Gezindiği yerlerde hayvanların bereketi
artar,sayıları çoğalır.
Anadolu'nun birçok yöresinde Hıdırellez gecesi dilenen dileklerin
gerçekleşeceğine,hastaların iyileşeceğine,uğursuzlukların sona
ereceğine,sorunlara çözüm bulunacağına,kısmetlerin açılacağına ve bereketin
artacağına ilişkin yaygın bir inanış vardır.Bu nedenle de 5 Mayıs'ı 6 Mayıs'a
bağlayan gece kırmızı bir bez içine madeni paralar konarak gül dalına
asılır.Böylece bereketinin artacağına para ertesi sabah erkenden yerinden
alınıp cüzdana yerleştirilir ya da para kesesinin dibine dikilir.Ev sahibi
olmak isteyenler, dört yol ağzına ya da bir gül dalının dibine, kibrit kutusu,
hamur,çöp vb. şeylerle ev benzeri maketler yaparlar ve ertesi gün erkenden geri
alırlar.
Evlenmek isteyen kızlar gelin maketi yapar ve gül dalına asarlarsa
evlenecekleri kişiyi düşlerinde göreceklerine inanılır.Aynı amaçla tuzlu
yiyecekler yiyip su içmeden yatmak gelenektendir.
Düşlerinde kendilerine altın tastan su verecek kişinin koca adayı olduğuna
inanılır.
Evlenmekte gecikmiş olanlar o gece başlarının üzerinde kilit açtırırlar.
O yıl şansının açık olup
olmadığını denemek için başvurulan uygulamar da vardır:
Anadolu'nun birçok yöresinde 5 Mayıs gecesi,kapının önüne süt dolu bir tas
konulur,bu süt yoğurda dönüşürse evin bereketinin artacağına,evdekilerin
şansının açılacağına inanılır.Yalnız,uğurun bozulmaması için kimsenin bu konuda
birbirine soru sormaması gerekir.
Aynı amaçla, boyları eşit iki yeşil soğandan birine beyaz; diğerine siyah iplik
bağlanır.Ertesi gün bakıldığında beyaz iplik bağlı olan daha çok büyümüşse o
yılın uğurlu geçeceğine yok eğer siyah iplikli daha çok büyümüş ise yılın
çileli geçeceğine inanılır.
Anadolu'nun hemen her yöresindeki yaygın bir uygulama da : 5 Mayıs akşamı su
dolu bir çömlek içine genç kızların yüzük, küpe, toka vb. takılarını koyup gül
dalının altına bırakmalarıdır.Ertesi gün anesinin ilki olan bir kız çocuğuna bu
eşyalar tek tek aldırılır.Bu sırada maniler okunur okunan mani çömlekten takısı
çıkan kızın kısmetidir.
Anadolu'nun bazı yörelerinde de Hıdırellez günü, kasım ayından mayıs ayına
değin süren kış döneminin hesaplaşma günüdür.O gün hayvan sayımı yapılır,
çobanın hesabı kesilir,yaz dönemi için yeniden anlaşmalar yapılır.
Anadolu'nun her yöresinde, Hıdırellez günü kırlara çıkıp çeşitli eğlenceler
düzenlemek gelenektir.O gün kırlarda koşup oynayanların kışın güçlüklerinden
kurtulacağına inanılır.Kırlardan toplanan kırk tür bitkiden kaynatılarak elde
edilen suyun, tüm hastalıklara iyi geleceği inancı da yaygındır.